Kamuoyunda yoğun tartışmalara konu olan 7593 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek 9 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığına gönderildi. Kanun, Cumhurbaşkanının onayının ardından Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.
Çocukların Ceza Sorumluluğundan Koruma Tedbirlerine 7593 Sayılı Kanun Neleri Değiştirdi?
Özellikle çocukların ceza sorumluluğu bakımından çok konuşulan Kanun, yalnızca cezaların artırılmasıyla sınırlı değil. Halk arasında Minguzzi Yasası olarak anılan düzenlemeyle çocukların ceza sorumluluğundan infaz rejimine, silah ve bıçağa erişimden sosyal incelemeye, yeni koruyucu tedbirlerden ailelerin sorumluluğuna kadar birçok alanda değişiklik yapılıyor.
Çocuklar hakkında uygulanacak cezalar artırılıyor
Türk Ceza Kanunu’nun yaş küçüklüğüne ilişkin 31. maddesinde yapılan değişiklikle ceza sorumluluğu bulunan 12-15 yaş grubundaki çocuklar bakımından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanacak hapis cezası 12-15 yıldan 13-18 yıla, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 9-11 yıldan 10-12 yıla çıkarılıyor. Diğer hapis cezalarında yarı oranında indirim korunurken, her bir fiil için uygulanabilecek cezanın üst sınırı 7 yıldan 9 yıla yükseltiliyor.
15-18 yaş grubunda ise ağırlaştırılmış müebbet için verilecek ceza 18-24 yıldan 19-27 yıla, müebbet için verilecek ceza 12-15’ten 15-18 yıla çıkarılıyor. Diğer cezalardaki üçte bir oranındaki indirim korunurken, her bir fiil için hapis cezasının üst sınırı 12 yıldan 15 yıla çıkarılıyor.
Daha önemli bir değişiklik ise hâkime tanınan takdir yetkisi. Kasten öldürme ile TCK’nın 87. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında; kasta dayalı kusurun ağırlığı, amaç ve saik, suçun işleniş biçimi veya önceki kasıtlı suçtan hapis mahkûmiyeti dikkate alınarak 15-18 yaş grubunda yaş küçüklüğüne ilişkin indirim hükümleri uygulanmayabilecek. Ceza sorumluluğu bulunan 12-15 yaş grubundaki çocuklara ise aynı şartlarda 15-18 yaş grubuna ilişkin ceza rejimi uygulanabilecek.
Silaha ve bıçağa erişimde yeni yaptırımlar getiriliyor
Ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek bir çocuğun silahı ele geçirmesine neden olan kişi, eylem daha ağır bir suçu oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.
6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan bıçak ve diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin 18 yaşından küçüklere satılması; çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması da yasaklanıyor. Yasaklara aykırılık hâlinde 5 bin lira, eşyanın sayı veya niteliğinin vahim olması hâlinde 10 bin lira idari para cezası uygulanacak. Düzenleme internet ve mesafeli satışları da kapsıyor.
“Yönlendirme tedbirleri” geliyor
Çocuk Koruma Kanunu’na, ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklara uygulanmak üzere yeni “yönlendirme tedbirleri” ekleniyor. Bunlar; sosyal ve toplumsal hizmet, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane, çevreye saygı ve çevre temizliği ile bağımlılıkların tedavi ve rehabilitasyonuna yönelik tedbirlerden oluşuyor.
Mahkeme, örneğin çocuğun 20 ila 300 saat arasında sosyal veya çevresel faaliyete katılmasına, belirlenen eserleri okumasına ya da dijital cihazlarının üç ay ile iki yıl arasında ilgili kurumların denetimine açılmasına ve bazı dijital platformlara erişiminin engellenmesine karar verebilecek.
15 yaşından küçük çocuklarda sosyal inceleme zorunlu
Kanunla 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hâle geliyor. Sosyal inceleme yapılmadan düzenlenen iddianame iade edilebilecek. On beş yaşını dolduran çocuklarda ise sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde bunun gerekçesinin iddianamede veya kararda açıklanması gerekecek. Ayrıca çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınabilmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının ilgili il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek.
Çocuk hükümlülerin infaz rejimi değişiyor
Çocuk hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılması, en geç üç ayda bir yapılacak değerlendirmeye bağlanıyor. Değerlendirmeye psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı ve öğretmen gibi uzmanların yanı sıra Türkiye Barolar Birliğinin Çocuk Hakları Komisyonundan görevlendirilecek bir avukat da katılabilecek.
Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise toplam beş yıl veya daha az hapis cezası alan çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevinde infaz edilecek. Ayrıca belirli ağır suçlar hariç olmak üzere, hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün koşullu salıverilme hesabında iki gün sayılacak.
Acil korunma ve ailelerin sorumluluğu güçlendiriliyor
Kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuklar bakımından sağlık kurumunun raporu ve çocuk hâkimi kararıyla işletilecek özel bir acil korunma usulü getiriliyor. Kanun, ilk uzman raporu, mahkemeye başvuru, sağlık kurulu raporu ve hâkim kararı için kısa süreler öngörüyor.
Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına aykırı hareket eden anne, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişi hakkında ise çocuk hâkimi tarafından üç günden on güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecek.
Kanun ayrıca mevzuatta kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesini “adli süreçteki çocuk” veya “hakkında adli süreç yürütülen” şeklinde değiştiriyor.
Tekliften kanuna giderken hangi düzenlemeler değişti veya çıkarıldı?
Kanunun ilk teklif metni, Adalet Komisyonunda ve TBMM Genel Kurulunda çeşitli değişikliklere uğradı:
- Tekerrür düzenlemesi tamamen çıkarıldı. İlk teklifin 3. maddesi, TCK 58/5’teki “onsekiz yaşını” ibaresini “onbeş yaşını” olarak değiştirerek 15-18 yaş arasındaki çocukların önceki mahkûmiyetlerinin tekerrüre esas alınmasının yolunu açıyordu. Düzenleme Adalet Komisyonundan bu hâliyle geçti ancak Genel Kurulda verilen ve kabul edilen önergelerle teklif metninden çıkarıldı.
- Yaş indiriminin uygulanmayabileceği ağırlaşmış yaralama suçlarının kapsamı daraltıldı. İlk teklif TCK 87’nin tamamına gönderme yapıyordu. Genel Kurulda kabul edilen önergeyle bu ifade “madde 87, fıkra 2 ve 4” olarak değiştirildi. Böylece istisnai ceza rejimi TCK 87’nin bütününe değil, yalnızca bu iki fıkradaki sonuçlara bağlandı. Aynı değişiklik aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaline ilişkin TCK 233’e eklenen hükümde de yapıldı.
- Çocuk eğitimevleri yönünden kapsam genişletildi. İlk teklif ve Komisyon metninde terör suçları ile örgüt suçlarından mahkûm çocuklar, üç yıl veya daha az süreli kasıtlı suçlar bakımından doğrudan çocuk eğitimevine alınma düzenlemesinin dışında tutulmuştu. Genel Kurulda kabul edilen önergeyle bu istisna çıkarıldı. Aynı önergeyle değerlendirme sürecine Türkiye Barolar Birliğinin Çocuk Hakları Komisyonundan görevlendirilecek avukat da eklendi.
- Bıçaklara ilişkin düzenleme Komisyonda genişletildi. İlk metinde 15 yaşından küçük çocuklar bakımından yalnızca “koruyucu ve destekleyici tedbirler” öngörülürken, Komisyon metnine “yönlendirme tedbirleri” de eklendi. Ayrıca sanat veya mesleğin icrası için getirilen istisnanın kapsamına “eğitim” de dahil edildi.
- HAGB bakımından zarar ölçütü değiştirildi. İlk teklifte, “suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olması” hâlinde zararın giderilmesi şartının aranmayabileceği yazılıydı. Komisyon aşamasında bu ölçüt “suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması” şeklinde değiştirildi ve Kanun bu hâliyle kabul edildi.
- Bıçakların satış ve sergilenmesine ilişkin hükmün yürürlüğü ertelendi. İlk teklifte bütün hükümler için yürürlük tarihi Resmî Gazete’de yayım tarihi olarak belirlenmişti. Genel Kurulda kabul edilen önergeyle, ruhsatlandırılmış yerler dışındaki satış ve sergileme yasağının yürürlüğü 1 Aralık 2026’ya bırakıldı. Diğer hükümler ise Kanunun Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek.
