Elektrik piyasasında teminat ve ödeme yükümlülüklerine ilişkin iki yeni düzenleme, 21 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, teminat yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya temerrüt borcunu ödemeyen piyasa katılımcılarına uygulanan faaliyet kısıtlamalarına ikili anlaşmalar ve vadeli elektrik piyasası da dahil edildi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (EPDK) 14954 sayılı Kararıyla ise vadesi geçmiş fatura dönemlerine ilişkin ödenmemiş alacak tutarı borcu, Teminat Usul ve Esasları kapsamında ayrıca düzenlendi.
Faaliyet kısıtlamalarının kapsamı genişletildi
Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinin 132/E maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişikliğe göre, teminat çağrısı üzerine yeterli teminatı sunmayan veya temerrüt borcunu ödemeden teminatını tamamlayan piyasa katılımcıları; ikili anlaşmalar, vadeli elektrik piyasası, gün öncesi piyasası ve gün içi piyasası kapsamında faaliyetlerine devam edemeyecek.
Önceki düzenlemede gün öncesi ve gün içi piyasalarıyla sınırlı olan faaliyet kısıtlamalarının ikili anlaşmaları ve vadeli elektrik piyasasını da kapsayacak şekilde genişletilmesi, mali yükümlülüklerin ihlalinin elektrik ticaretinin daha geniş bir alanında sonuç doğuracağı anlamına geliyor.
Teminat Usul ve Esaslarında da değişiklik yapıldı
14954 sayılı EPDK Kararıyla, 28 Mayıs 2016 tarihli Teminat Usul ve Esaslarının 6. maddesinin birinci fıkrasına yeni bir bent eklendi. Buna göre, piyasa katılımcısının son ödeme tarihi geçmiş fatura dönemlerine ilişkin ödenmeyen alacak tutarı borcunun oluşması da ilgili madde kapsamında düzenlendi.
Böylece vadesi geçmiş mali yükümlülüklerin teminat süreçlerinde dikkate alınmasına ilişkin kapsam genişletildi.
Düzenlemeler elektrik piyasası için ne anlama geliyor?
Elektrik piyasasında teminat mekanizması, katılımcıların mali yükümlülüklerini güvence altına almayı ve ödeme risklerinin diğer katılımcılara yansımasını önlemeyi amaçlıyor. Yeni düzenlemeler de teminat ve ödeme disiplininin güçlendirilmesini, mali risklerin sınırlandırılmasını hedefliyor.
Özellikle elektrik alım ve satımının doğrudan sözleşmelerle gerçekleştirildiği ikili anlaşmaların faaliyet kısıtlamasına dahil edilmesi, piyasa katılımcılarının sözleşmesel ilişkileri bakımından önem taşıyor.
Enerji şirketleri ve tüketicilere etkisi
Düzenlemeler, elektrik üretim ve tedarik şirketleri ile diğer piyasa katılımcılarının teminat yönetimi, ödeme yükümlülükleri ve ticari sözleşmelerini ilgilendiriyor.
Teminatın yeterli miktarda sunulmaması veya temerrüt borcunun ödenmemesi, şirketlerin elektrik ticareti faaliyetlerinin kısıtlanmasına neden olabilecek. Ancak bu durum, mevcut ikili anlaşmaların kendiliğinden geçersiz hale gelmesi anlamına gelmiyor. Sözleşmelerin ifasına ilişkin sonuçların ilgili mevzuat ve sözleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor.
Düzenlemeler, tüketicilere uygulanan elektrik tarifelerinde doğrudan değişiklik öngörmüyor. Bununla birlikte, tedarik şirketlerinin faaliyetlerinin kısıtlanması nedeniyle ortaya çıkabilecek sözleşmesel sorunlar, özellikle serbest tüketiciler ve sanayi kuruluşları açısından dolaylı sonuçlar doğurabilir.
Sonuç olarak, iki düzenleme, elektrik piyasasında ödeme disiplininin güçlendirilmesi ve piyasa katılımcılarından kaynaklanan mali risklerin sınırlandırılması amacıyla teminat mekanizmasını ve faaliyet kısıtlamalarını tamamlayıcı biçimde ele alıyor.
