Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 58) 16 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğde üç farklı yürürlük tarihi bulunuyor.
Tebliğ Seri No 58’de hem uygulamayı kolaylaştıran düzenlemeler hem de ileride vergi uyuşmazlıklarına konu olabilecek noktalar bulunuyor. Tebliğ yeni bir vergi ihdas etmiyor. Buna karşılık mevcut KDV istisnalarının kapsamını yeniden şekillendiriyor, bazı alanlarda istisnaları genişletirken bazı alanlarda daraltıyor.
Madde 1. Diyanet Vakfı istisnasının kapsamı genişletildi
Tebliğin 1. maddesiyle daha önce yalnızca Türkiye Diyanet Vakfına ait taşınmazlar için uygulanan KDV istisnası, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen ve temsil edilen mazbut vakıfları da kapsayacak şekilde genişletildi. Artık her iki grup da aynı rejime tabi olacak. Bu değişiklik uygulama birliği açısından olumlu görünüyor.
Madde 2. Vakıf üniversitesi hastanelerinin KDV istisnası kaldırılıyor
Tebliğin en dikkat çekici düzenlemesinin, vakıf üniversiteleri tarafından işletilen sağlık kuruluşlarına uygulanan KDV istisnasının 1 Ocak 2027 itibarıyla kaldırılması olduğu söylenebilir. Halihazırda vergi muafiyetine sahip vakıfların kurduğu üniversiteler tarafından işletilen hastaneler KDV istisnasından yararlanabiliyor. 1 Ocak 2027’den itibaren Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarının işlettiği hastaneler, klinikler, dispanserler, kan bankaları, laboratuvarlar tarafından verilen hizmetler KDV’ye tabi olacak. Ancak aynı tesis doğrudan vakıf tarafından işletiliyorsa istisna devam edecek.
Düzenlemeye göre aynı binada verilen aynı sağlık hizmeti farklı KDV sonuçları doğurabilecek. Örneğin; Vakıf işletirse KDV yok, vakıf üniversitesi işletirse KDV var. Hizmetin niteliği değişmediği halde vergisel sonucun işletme modeline göre farklılaşması, vergi hukukunun ekonomik yaklaşım ilkesi açısından sorgulanabilir. Düzenleme bu haliyle kalırsa birçok vakıf üniversitesi sağlık hizmetlerinde maliyet artışıyla karşılaşabilir. Hizmetin niteliği değişmediği halde işletme modeline göre vergilendirme yapılması ileride anayasal eşitlik ilkesi bakımından da tartışılabilir.
Madde 3. Darülaceze bağışlarına KDV istisnası genişletildi
Tebliğin 3. maddesi teknik uyum düzenlemesi. Daha önce gıda bankacılığı yapan dernekler ve vakıflar için uygulanan bazı bağış istisnalarına Darülaceze de dahil edildi. Darülaceze’ye yapılan belirli bağışlar bakımından KDV avantajı sağlanacak.
Madde 4. Kamulaştırmalarda KDV istisnası getirildi
01.6.2026’dan itibaren 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında kamulaştırılan taşınmazların devlete, belediyelere ve diğer kamu tüzel kişilerine devri KDV’den istisna olacak. Düzenlemeye göre taşınmaz alınırken indirilen KDV varsa bu geri çıkarılacak. Yani mükellef satışta KDV hesaplamayacak fakat geçmişte indirdiği KDV’yi düzeltecek. Burada istisna görünmesine rağmen ekonomik yük tamamen ortadan kalkmıyor. Özellikle inşaat şirketleri, gayrimenkul yatırımcıları, sanayi işletmeleri için önemli tutarlarda geçmiş KDV düzeltmeleri gündeme gelebilir. Bu nedenle düzenleme her ne kadar kamulaştırma işlemlerindeki KDV yükünü azaltmayı amaçlasa da geçmişte indirilen KDV’lerin düzeltilmesi zorunluluğu nedeniyle mükellefler üzerindeki ekonomik yükü tamamen ortadan kaldırmıyor.
Madde 5. İhracat KDV iadelerinde kolaylık
Tebliğin ihracatçılar açısından en olumlu düzenlemelerinden biri 5. maddede yer alıyor. ÖTV Kanunu’nun 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen mallar nedeniyle ödenen KDV’nin ihracat kapsamında iadesinde pratikte sıkça eleştirilen bir sorun alanına açıklık getiriliyor. Uygulamada, bazı iade talepleri azami iade edilebilir vergi tutarının aşıldığı gerekçesiyle vergi incelemesine sevk ediliyor, bu da ihracatçıların aylarca iade beklemesine ve finansman yükünün artmasına neden oluyordu. Tebliğ ile bu alandaki bürokratik engeller önemli ölçüde azaltılmış oldu. Artık bu tür KDV tutarları için vergi inceleme raporu beklenmeden, genel esaslara göre iade yapılabilecek. Tebliğ’in en olumlu düzenlemelerinden biri olarak görülebilecek değişiklik ile ihracatçılara önemli bir nakit akışı avantajı sağlanıyor.
Olumlu yönler
- Mazbut vakıflar bakımından eşitlik sağlanması
- Darülaceze bağışları teşvik edilmesi
- İhracat KDV iadelerinde bürokrasi azaltılması
- Kamulaştırmalarda KDV uygulamasına ilişkin belirsizliğin önemli ölçüde giderilmesi.
Tartışmalı yönler
- Vakıf üniversitesi hastanelerinin KDV kapsamına alınarak aynı sağlık hizmetinin işletme modeline göre farklı vergilendirilmesi
- Kamulaştırma istisnasında geçmişte indirilen KDV’nin geri alınması nedeniyle istisnanın ekonomik etkisinin sınırlı kalması.
En çok konuşulacak yenilik hangisi?
Uygulamada en fazla etkiyi yaratacak düzenleme, 1 Ocak 2027’den itibaren vakıf üniversitesi hastanelerinin KDV istisnasını kaybetmesi olacaktır. Çünkü bu değişiklik sağlık sektöründe maliyet, fiyatlandırma ve rekabet dengelerini doğrudan etkileyecek nitelikte. Vergi pratiği açısından bakıldığında ise Tebliğ’in en somut kazanımı ihracatçıların KDV iade süreçlerini hızlandıracak düzenleme olarak öne çıkıyor.
