Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 18 Haziran 2026’da yürürlüğe giren Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik değişikliği, sektör açısından üç önemli mesaj içeriyor: Türkiye uluslararası yapımları çekmek istiyor, kamu desteklerine erişimi daha sıkı kurallara bağlıyor ve destek sisteminde yaptırım mekanizmasını sertleştiriyor.
Yabancı yapımlara teşvik
Düzenlemenin en dikkat çekici yeniliği, yabancı yapımlara yönelik teşvik mekanizması oldu. Buna göre tamamı veya bir kısmı Türkiye’de çekilecek yabancı sinema filmleri, belgeseller ve diziler için ülke içinde yapılan ve Bakanlık tarafından uygun bulunan harcamaların yüzde 30’una kadar destek sağlanabilecek. Uzun yıllardır Macaristan, Çekya ve İspanya gibi ülkelerin uyguladığı sisteme yaklaşan model, Türkiye’nin uluslararası prodüksiyon pazarındaki rekabet gücünü artırabilir. Düzenleme aynı zamanda yerli yapım şirketleri, teknik ekipler ve hizmet sağlayıcılar için yeni iş fırsatları yaratma potansiyeli taşıyor.
Dizi film destekleri
Yönetmelikte dizi desteklerine ilişkin değişiklikler ise farklı bir tartışmayı gündeme getirebilir. Önceki düzenlemede yer alan “en az bir sezon” şartı kaldırılırken, destek başvurusuna konu edilen her bölümün ilk gösteriminin başvuru tarihinden önce en fazla üç yıl içinde gerçekleşmiş olması şartı getirildi. Böylece Bakanlık bir yandan daha kısa süreli yapımların destekten yararlanabilmesinin önünü açarken, diğer yandan desteklerin güncelliğini koruyan yapımlara yönlendirilmesini amaçlıyor. Bununla birlikte televizyon yayıncılığı şartının korunması dikkat çekiyor. Destekten yararlanacak bölümlerin Türkiye’de kablo, uydu veya karasal yayın yapan televizyon kanallarında yayımlanmış olması gerekiyor. Bu durum, dijital platformlarda yayımlanan yapımların destek sistemindeki yerini yeniden tartışmaya açabilir.
Bir görüşe göre kamu kaynaklarının, güçlü finansman modellerine sahip küresel platformlar yerine bağımsız yapımlara yönlendirilmesi yerinde bir tercih. Buna karşılık günümüzde Türkiye’nin uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayan içeriklerin önemli bir bölümü dijital platformlar üzerinden milyonlarca izleyiciye ulaşıyor. Yönetmeliğin bu dönüşümü ne ölçüde dikkate aldığı önümüzdeki dönemde sektörün en çok tartışacağı konulardan biri olacak gibi görünüyor.
Zamanında başvurmayanın projesi gündeme alınmayacak
Yönetmelik ayrıca desteklere erişim koşullarını sıkılaştırıyor. Yeni düzenlemeye göre başvurulardaki eksiklikler Bakanlık tarafından başvuru sahibine bildirilecek; ancak ilan edilen sürelerin sonunda belgelerini eksiksiz şekilde tamamlamayan projeler değerlendirme gündemine alınmayacak. Eksik evrakla başvurup sonradan süreci toparlama imkanı önemli ölçüde daraltılmış durumda. Özellikle bağımsız yapımcılar açısından bu değişiklik, proje hazırlık ve başvuru süreçlerinin daha profesyonel yönetilmesini zorunlu kılıyor.
Hangi projelere yasak geldi?
Düzenlemenin en sert hükmü destek yükümlülüklerini yerine getirmeyen yapımlara ilişkin. Yeni kurala göre, aldığı desteği iade eden veya yükümlülüklerini yerine getirmediği için 6183 Sayılı Kanun uyarınca yasal takibe konu edilen projeler yeniden destek başvurusunda bulunamayacak. Kamu kaynaklarının korunması açısından anlaşılabilir görünen bu yaklaşım, sıkı ekonomik koşullar, ortak yapımcı uyuşmazlığı veya öngörülemeyen üretim sorunları nedeniyle desteği geri vermek zorunda kalan yapımcılar bakımından ölçülülük tartışmalarını beraberinde getirebilir.
Özetle, yeni yönetmelik yalnızca destek kalemlerini güncellemiyor; sektörün geleceğine ilişkin tercihleri de ortaya koyuyor. Türkiye bir yandan uluslararası yapımlara kapılarını daha geniş açarken, diğer yandan destek sistemine giriş şartlarını ve sistem içinde kalmanın kurallarını sıkılaştırıyor. Dijital platformların konumu ve yeni yaptırım rejiminin uygulamadaki sonuçları ise düzenlemenin en çok konuşulacak yönleri olmaya aday görünüyor.
